Kırgızların Doğum Gelenekleri

3dk

Kuşaktan kuşağa geçen gelenek ve görenekler kırgız türklerinde kaada-salt olarak adlandırılmaktadır. Bir çok toplumda evlilik neslin devam etmesi olarak görüldüğü gibi kırgız türklerinde de yine aynı şekilde evlilik kavramı, çocuk sahibi olmak ve neslin devam etmesi anlamına gelmektedir.

Fakat kırgız türklerinde çocuk sahibi olamamak büyük sıkıntılara sebep olmakla beraber ve boşanmaların en önemli sebebi de çocuk sahibi olamamaktır.

Doğum olduğu zaman özel kutlamalar düzenlenir ve genellikle kırgız ailelerinde en az 3 çocuk dünyaya getirilir. Tabi daha da kalabalıklaşmak isteyen aileler 6 çocuğa kadar çıkabilir.

Hamile kadınlar hamilelik sürecinde keçi eti yemezler. Çünkü eğer yerlerse bebeğin kemik hastası olacağına inanırlar.

Kırgızlarda kötü ruh olarak bilinen daha doğrusu öyle olduğuna inanılan Albarstı olarak adlandırılan bir figür vardır. Kırgız mitolojisinde de bu saçları uzun ve karışık, açık tenli, ince uzun boylu bir kadın figürüdür.

Bu kötü ruh insanların çoğalmasını bu sebeple de doğumların olmasını istememektedir.

Hatta bir kırgız inanışına göre Kuuçu adı verilen ilimli insanların albastıları önceden görebildiğine ve eğer onları yakalayıp saçlarından bir tutam alırlarsa da bir daha onun ailesine hiç bir şekilde yaklaşmayacağına inanılmaktadır.

Çocuğun dünyaya gelmesiyle çeşitli kutlamalar yapılmaktadır ve bebeğe, anne-babasından ilk hediye olarak görülen isim koyma merasimi yapılır. Koyulan isimler gelişi güzel öylesine konulan isimler olmaz. İsimlerin ne anlama geldikleri araştırılır ona göre karar verilir. Çünkü çocuğun gelecekteki hayatında isminin çok etkisi olacağına inanılır ve bu nedenle de isimlere fazlasıyla umut bağlanır.

Çocuğa ismi verilerken ezan eşliğinde kulağa 3 defa fısıldanır, eğer ki ezanla ismi söylenmezse ilerde konulan ismin çocuğu mutsuz edeceğine inanılır.


Diğer yazılarımıza da göz atın